Koca bir haftanın ardından tekrar Merhaba;

Geçen hafta dile getirdiğimiz “Kuruşuna Sahip Çık” Bilinçlendirme Hareketi ünlü radyocu Ceyhun YILMAZ’ın ve ünlü tiyatrocu Behzat UYGUR’un destekleri ile sosyal medya da büyük yankı uyandırdı. Kendilerine tekrar çok teşekkür ediyorum.

Hafta içerisinde önce İstanbul’da 35.İstanbul Mücevher Fuarını ve  14.TATEF Uluslar arası Metal İşleme ve Teknolojileri Fuarını ardından Mersinde 5.Uluslararası Taşıma ve Lojistik Fuarını ziyaret ettim.

35.İstanbul Mücevher Fuarı

Kuyum sektörü denince Türkiye’de çok fazla olmayan fuar alternatiflerini sayacak olursak; İstanbul da Rotaforte Fuarcılığın Mart ve Ekim aylarında yaptığı İstanbul Mücevher Fuarı, Start Fuarcılık olarak bizim organize ettiğimiz Gaziantep Ortadoğu Altın ve Mücevher Fuarı ve Ankara ANKAGOLD Altın, Mücevher,Gümüş e Saat Fuarı, Gençiz Fuarcılığın organize ettiği JEWEX İzmir Altın Fuarı.

İstanbul fuarına; 2 Hol 650 yerli ve yabancı katılımcı firma evsahipliği yapıyordu. Türkiye’nin bütün markaları hazır bulunurken başta Tayland olmak üzere uzak doğu ülkelerinin katılım ile alakalı bir yarış içerisine girmişçesine hazırlıkları gözlemlenebiliyordu. Ancak fuar alanında ve firma ziyaretlerimden edindiğim izlenim fuara bir iki gün kala altın fiyatlarının yükselmesi, gramı 100 lirayı aşması hem katılımcıda hem de ziyaretçide açıklaması güç bir gerginlik yaratmış. Empati yaptığımızda siz katılımcı olsanız ve fuara katılmış olsanız kime nasıl ürün vereceksiniz? Gramı almış başını giden bir sektörde hem fuar için bunca harcama yapmışken ve geri dönüş beklerken nasıl sipariş alabilirsiniz? Satış yapmadan kar olmaz. Ancak sattığınız fiyattan tekrar hammadde alamayacağınız gerçeği de sizi kamçılıyor. Bu anlamsız orantılar içerisinde fuar açıldı. Yabancı katılımcıların yüzleri gülüyordu. Geneli değerli ve yarı değerli taş getiren firmalar sıcak satışlar ile hem masrafını çıkardı hem de kar ederek ayrıldı. Yurt dışına hitap eden üretimleri ile , öne çıkan firmaların hedefinde ortak birkaç ülke vardı Rusya başta olmak üzere Irak,Arap Emirlikleri ve AB Ülkeleri. Mart ayındaki fuara nispeten daha az hol ile açılan fuarda tüm katılımcıların ortak beklentisi 36.Istanbul Mücevher Fuarının daha iyi olacağı.

14.TATEF Uluslar arası Metal İşleme ve Teknolojileri Fuarı

Metal işleme adına ne varsa hepsi bu fuarda idi. 8 hol ile açılan, büyük makinelerin ve mikron cıvata somunların yer aldığı eşsiz bir fuar. Görüştüğüm firmaların yüzleri gülüyordu. Siparişler almışlar, teşhire koydukları ürünlerin hemen üzerine SATILDI ibaresini yerleştirmişlerdi. Almanya milli katılımı fuarda dev bir stand ile hazırdı. Kendileri ile görüşmemde “Fuarın Almanya merkezli firmalara bir çok fayda sağladığını ve gelecek senede burada bulunacaklarını” söylediler. Türkiye de eşine rastlanan fuarları başta TÜYAP olmak üzere bir çok firmada gerçekleştiriyor. Ancak ne var ki fuarın uluslar arası olması tercih nedenlerinden biri olmalıdır.

 

5.Uluslararası Taşıma ve Lojistik Fuarı

Bu fuarı kurulduğu günden bu güne ziyaret ediyorum. İlk 2 fuar katılımcı ve ziyaretçi anlamında süperdi. Ancak 3. Fuardan başlayarak çok büyük bir ivme kaybı yaşadı, halada bu kayıp devam etmekte. Mutfağına bakarsanız Forum&Forza Fuarcılık işbirliği ile hazırlanmış bir fuar , ancak ne var ki ziyaretçisi de katılımcısı da memnun değil. Kimle konuştuysam “Bu sene SON.” dedi. Umarım seneye daha başarılı bir program gerçekleşir. Benim düşüncem tanıtım ve reklam ile alakalı eksiklikten doğan bir kayıp yaşıyorlar. Sayın Kürşat TÜZMEN’in Bakanlığı döneminde Mersin fuarları ihtişamlı günler yaşıyordu. Sayın TÜZMEN bir mersinli olarak fuarın tanıtımını çok iyi yapıyor, fuar açılışlarına kabineden birkaç bakan arkadaşını getiriyor yada ağır protokol misafirleri ile fuara medyatik değer katıyordu. Bu açıdan; seçtiğimiz millet vekillerinin; şehirlerine ne denli katkılar sunabileceğinin en güzel örneğidir Sayın TÜZMEN.

 

Perşembe Günü; İstanbul da gerçekleşecek , başta 14.MÜSİAD Uluslar arası Fuarı olmak üzere birkaç fuarı ziyaret etmek için orada olacağım. Haftaya bu fuarları sizlerle paylaşmak için ben buralarda olacağım. Hoşça Kalın.

 

 

For TOBB Fairs Calender for 2013 Click…

Fresh Turkiye Fruit,Vegetable and Organic Harvest Fair is more different for  member of  TACLER.

The Turkiye’s most important and The One for Istanbul fruit and vegetable fair is Fresh Turkiye present the opportunities fort he member of TACLER. If you want to present your company to the world, present your new services and products, meet new customers and suppliers, at the same time you want to win before exhibition, Fresh Turkiye is exactly for your company.Between 13 Aug – 15 Sep the members of TACLER have the %20 discount.
If you are not a member still, lets join TACLER and benefit to this discount.

How Can You Benefit To This Discount?

You can replay this mail.                      ( This mail sends by Start Fair Co. for only the member of TACLER *.)
You can send message via TACLER      ( User Name:Ismail1 Comp Secreen Name:STARTFAIR in TACLER )
You can call via Skype                            ( Skype ID: ismailkocaer )
The new members after 13 Aug. Can Benefit to this discount.

Who Can Not Benefit To This Discount?
Who signed exhibition agreement before 13 Aug Can Not Benefit to this discount.
The Turkish Companies Can Not Benefit to this discount.It is ONLY for foreign companies.

* If the mail sended by TACLER members to non-member , first; they will have TACLER account and than;  benefit to this discount.

Birlik ve Beraberlik

Öncelikle içerisinde bulunduğumuz bu kıymetli ayın tüm İslam alemine hayır,bereket,birlik,beraberlik sağlık ve barış getirmesini temenni ediyorum.Aslında bu günlerde en çok ihtiyacımız olan şey birlik,beraberlik. Geçen hafta aldığım çok güzel bir birlik haberini sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’da Yaş Meyve,Sebze denince akla gelen 1 Fuar ve 1 Sergi vardır. İkiside alanında güçlü,öncü . Bir tanesi İstanbul Fuar Merkezinde 11-13 Ocak 2013 tarihlerinde gerçekleşecek Fresh Turkiye Yaş Meyve, Sebze, Organik Ürünler Fuarı diğeri ise Bayrampaşa Halinde gerçekleşen HALSER (Hal Sergisi). İkisinin de kendi alanında çok özel katılımcı ve ziyaretçisi var. Alanlarında 1. Sırayı koruyan organizasyonlar. Geçen hafta aldıkları bir karar ile HALSER’i Fresh Turkiye çatısı altına aldılar. Canı gönülden kutluyorum. Birlik ve beraberlik mesajlarına çok uzak olduğumuz şu günlerde her iki camianın bu denli yaklaşımı taktire şayan.

Bu birleşmenin perde arkasına, 6 ay öncesine gitmek isterim. 8 Şubat’ta Berlinde açılan ve Türkiyenin partner ülke olduğu dünyanın en iyi yaş meyve sebze fuarı olan Fruitlogistica fuarı kurdele kesimi. Ekonomi Bakanımı Sayın Zafer ÇAĞLAYAN makası eline alıp iyi temenniler ile kurdeleyi keserken bir ses “Bakanım üretici olmayan bir ülke ve dünyaya hakim bir fuar.Biz üretici bir ülkeyiz ancak fuarımız nerde?” Sayın ÇAĞLAYAN kurdeleyi keserek “Bir olun,Birlik Olun.Göreceksiniz olur.” demişti. Ancak o gün bu cümle oradaki bulunan her bedene bir kırbaç gibi çarparak ses olup gitti. Bırakın birliği, beraberliği fuarcılıkta anlayış kalmamıştı. Potansiyeli parmakla sayılacak Anadolu şehirlerinde aynı sektöre ait birden fazla fuarlar yapılıyor ve en büyük eziyeti katılımcılar çekiyordu. Katılımcı tarafından “Girmek istemiyorum” ile başlayan cümlelerin organizasyon sahibi firmanın gücü nispetinde “Bu fuara girmez isen, farklı ildeki fuarımıza da sizi almayız.”tehditleri ile devam eder ve zorunlu katılım ile son bulurdu.

Bir Olmak Birlik Olmak

Tamda piyasalarda fuarlar fırsat yaratmaktan çok fırsat kolluyor düşüncesi oluşurken kulvarlarında güçlü iki temsilcisinin bu birlik mesajı bizleri çok sevindirdi. Umarız bu davranış diğer kurumlara da kazandırılabilir bir kurum kültürü olur. Bizlerde satırlarımızda kıvançla bahsederiz.

Temmuz ve Ağustos

Sıcak ayların en üzücü tarafı fuarlardan yoksun kalmamızdır. 26 Temmuz – 25 Ağustos tarihleri arasında hiçbir ilimizde fuar yok. 25 Ağustostaki ilk fuar Afyonkarahisar’da gerçekleşecek Ticaret ve Sanayi fuarı. Büyük firmaların İstanbul, İzmir, Bursa’dan ziyade gözlerini diktiği ve agresif hedefler peşinde koştuğu bir pasta Anadolu. Bence sizler içinde denemeye değer.

Haftaya Görüşmek Dileği İle Esen Kalın

Like a green valley nestled between the rugged peaks of eastern Anatolia, Malatya is worthy of interest for its apricot orchards, colorful markets, rich history and dynamic urban life.

It’s not so well known, but cherries and mulberries are plentiful too in Malatya. But the apricot is definitely the city’s crowning glory. Immortalized in folk songs with newspapers founded in its name, the apricot is used in everything from kebabs to cologne. But Malatya takes as much pride in her native sons as she does in her apricots. Having produced two presidents, Ismet Inönü and Turgut Özal, she also gave us the late Kemal Sunal, arguably Turkey’s funniest comedian ever. Love of Malatya is something else, and nobody knows this better than the Malatyali’s themselves. Even the province’s license plate code 44 is significant insofar as the city is what is called in Turkish ‘dört dörtlük’, or all it’s cracked up to be (dört is the Turkish for ‘four’). Some even dub it the ‘Paris of the East’.

Day By Day Turkish is Increasing

You are on your way to Ethiopia and opposite you some people are speaking Turkish. it happens in Kenya, too… And in Japan. Why? Because as the world is getting smaller, Turkish is expanding.

Starting out in 2003 with 62 students from 17 countries, the Turkish Olympiad is an occasion not only for spreading Turkish and keeping it alive but also for forging friendships for the future by bringing together young people from different parts of the world. Around 15,000 students around the globe prepare for the Turkish Olympiad every year. Each country holds it own competitions to select the finalists, who are then sent to compete in Turkey. These world children compete in 20 different categories, including speaking, writing, linguistics, singing, poetry, intonation, recitation, general culture, presentation, special talent, painting, folk dancing, essay and country promotion stand. Additional competitions such as composition, poetry and general culture are organized for students whose native language is Turkish but who live abroad.  Indeed, there are even competitions for teachers who teach Turkish to the world.

The Turkish Olympiad, a civil society organization, is an event that contributes to strengthening Turkey and the Turkish language in the international arena. According to Mehmet Sağlam, Chairman of the Organizing Committee of the International Turkish Olympiad, the goal for now, and the best plan for the future, is to wave the Turkish language flag in the 193 United Nations member-countries.

Firmanızın ürün veya hizmetini daha fazla noktaya tanıtmak ile alakalı çok doğru bir karar verdiniz ve uygun gördüğünüz zamanda yer alacak fuar için Katılım Başvurusun da bulundunuz. Sözleşmeler imzalandıktan sonra yapmanız gereken ilk planlama Doğru Zaman Yönetimi olmalıdır. Unutulmamalıdır ki Zaman ;yenilenmesi mümkün olmayan depolanamayan, üretilemeyen, biriktirilemeyen, başkasından ödünç alınamayan, sonradan telafi edilemeyen bir kaynaktır. O halde bu kıymeti çok doğru yönetmek ve kullanmak gerekir.

Öncelikle Zaman Yönetiminin düşülmemesi gereken tuzaklarından kısaca bahsetmek isterim; Plansızlık, Ertelemek, Gereğinden Fazla İşe Adanmışlık, Acelecilik, Kırtasiyecilik, Verimsiz Okuma, Rutin İş Yoğunluğu, Açık Kapı Politikası (Hayır diyememe) ,Gündemsiz ve Verimsiz Toplantılar, Yetki Vermeme, Kararsızlık. Bu tuzakları bilerek hareket etmek onlardan uzak durmamızı sağlar. Zaman Yönetimi yaparken işin önceliğini esas almak gerekir. Yetişmesi gereken çok acil bir iş varsa,Zaman Yönetiminin arkasına sığınıp “işler nasıl olsa yetişir biraz beklesin” düşüncesi çok ciddi sıkıntılara yol açabiliri. Bu gibi durumlarda Stres Yönetimi (Haftaya Konumuz) devreye girer. Ancak biz bugüne kadar Planlamamızı hoşlandığımız işlerden başlayarak yaptık diğerlerini erteledik.Erteleme; insana içten içe zarar veren kariyerini, mutluluğunu hatta sağlığını tehdit edebilen bir tehlikedir.Fuara katılımınızı duyurmak için ekibiniz ile bir toplantı ayarlayın.Maalesef Toplantı Kültüründen çok uzak toplantılara şahit olmuşsunuzdur.Bunu önlemek adına ekibinizi toplantıya davet ederken Toplantıya Kimlerin Katılması Gerektiğini,Toplantının Ana Gündem Maddelerini, Toplantının Ortalama Süresini Kararlı bir şekilde belirleyin.Bu karar size zaman ve para kazandıracağı gibi sizin ve ekibinizin moral ve motivasyonunu üst seviyede tutmanızı da sağlayacaktır. Toplantı esnasında görev dağılımı yaparken daha önce sizin başınıza da muhtemelen gelmiş Açık Kapı Politikacılığının var olduğunu unutmayın. Size de üstleriniz görev verdiğinde “HAYIR” diyemiyordunuz bu sizin ekstra performans sarf etmenize ve daha fazla yorulmanıza neden oluyordu. Tam ve eksiksiz sonuç almak istiyorsanız, size “HAYIR” diyemeyeceğini bile bile birilerine görev vermeniz işlerin sarpa sarmasına da zemin hazırlayabilir aynı hezeyana yetki vermediğiniz taktirde de uğrayabilirsiniz. Empati yaparak ilerlemek, “Başkalarından önce kendimizi yönetmek.” Zaman Yönetiminin püf noktasıdır.

Fuar katılımı için önümüzde en az 40 gün varsa Özel Stand ile katılmak için bir hayli zamanımız var demektir. İmajımızı ve elektriğimizi tam anlamı ile ziyaretçiye yansıtacak bir stand seçimi şarttır. Stand içine uygulanacak görsellerin seçimini mutlaka ekibinizin üstlenmesini isteyin. Dağıtılacak promosyonların belirlenmesi ve ürünü teslim almanız içinde yeterli bir süre var. O halde fuar zamanını heyecanla beklemekten başka bir şey kalmıyor. Bu arada doğabilecek krizlerin çözümü için yönetici olarak sizler sadece son kararı verin. Çözüm yollarının üretilmesi için çalışanlarınıza fırsat verin. Belki de sizin yada devamlı çözüm önerisini kabul ettiğiniz Stres Yöneticinizin bile düşünemeyeceği bir çözüm doğmak üzere. Bir çok yönetici kriz anlarını fırsata çevirerek firmanın sadakatini kazanmaktadır. Bunlar prosesin doğru çalışmasından ziyade prosesin sorun çıkarmasını ve kendilerinin çözüm üreterek işin üstesinden geldiğini herkesin görmesini isterler. Tek bir amaç vardır. “Firmanın; Onsuz Yapamayacağı Hissini Empoze Etmek.” Bugün ki Türkiye resmine bakılacak olursa eğitim seviyemizin çok yukarılara taşındığı su götürmez bir gerçektir. Yani hiçbir işletme de yeri doldurulamayacak bir yönetici yoktur.

Çok kıymetli bir yöneticimden, büyüğümden örnek vererek bu haftaki konumu sonlandırmak istiyorum. Amerikan Kültür Derneği Dil Okulları Eğitim Satış Müdürü iken sabah 8:30 akşam 20:30 devamlı çalışıyorum. Çok yoruluyorum ve artık yavaş yavaş mutsuz olmaya başlamışım ki bu Gereğinden Fazla İşe Adanmışlık Yöneticim Sayın Ufuk VURDUM’un gözünden kaçmıyor. Çok profesyonel ve bir okadar samimi bir yaklaşım ile “Senin Benden Fazla İşin Olabilir Mi?” diyor. Elbette benim sizden fazla işim olamaz derken hemen cevabını veriyor. “Zaman Yönetiminde Aksaklıklar Var Bunları Gider.” Her başarısızlığın altında mutlak biz Zaman Yönetimsizliği vardır ve amacımız bunun mutlak suretle üstesinden gelmek olacaktır.

Haftaya “Fuar ve Stres Yönetimi” konusu için buralarda olacağım. Esenkalın .

İsmail KOCAER
ismailkocaer@gmail.com

http://www.marasturk.com/yazar/2625-ismail-kocaer-fuar-ve-zaman-yonetimi.html

 

Öncelikle Hakkari Yüksekova’da kaybettiğimiz 8 Aslan’a Allahtan Rahmet yakınlarına Sabır ve Metanet dileyerek satırlarıma başlamak istedim. Biz “Bir Ölen Bin Dirilen” bir ülkenin evlatlarıyız.

Öncelikle anlam karmaşasını ortadan kaldırmak adına kısa tanımlarla başlayalım bu haftaki konumuza.

Yönetici; önceden belirlenen hedefler doğrultusunda farklı özelliklere sahip takımın, belirli kural ve kaideler çizgisinde kumanda, koordine ve kontrol eden koyulan hedefe ulaşmasını sağlayan hiyerarşik yapıda daha yukarıda bulunan kişidir. Yöneticinin en büyük eksikliği açık iletişim kuramadığı için ; takımında yer alan bireylerin özelliklerinden de bir haberdir. Yönetici için tek bir amaç vardır; koyulan hedefe ulaşmak ve günü kurtarmak. Bunu elde ederken kırdığı, döktüğü, geride bıraktığı, görmezden geldiği sorun, kişi ya da müşteri hiç önemli değildir. İşleri yaptırırken omuzlarındaki rütbelerden güç alarak cümlesine başlar. Yenilikçiden ziyade gelenekçi bir yönetim tarzını benimsemiş empatiden, öz eleştiriden, düşünceden ve dinlemeden uzak bir tarzı vardır. Yönetici işe başlarken Kar edebilmek adına ; önce yanan ışıkları eksiltir, sonra personeli ve en sonunda bu mağaza, ofis, fabrika vs.. aslında bize çok fazla daha ufak şirin bir yere taşınmalıyız ile tavan yapar. Bunlar hanenize artı olarak yazılır gibi gözükse de sizden neleri götürdüğünü fark edemezsiniz.

Lider; önceden belirlenen hedefler doğrultusunda amaca ulaşmak için takımın her oyuncusunun özelliklerini iyi bilen ve bu doğrultuda davranış nedenlerini pozitif yönde etkileyen kişidir.Açık iletişim kurmak, yenilikçi olmak, dinlemek, empati yapmak, karşı tarafı çözümün bir parçası haline getirerek kendisini önemli hissetmesini sağlamak en büyük özelliğidir. Hedefe ulaşacağından emindir ve bu süreçte takımın motivasyon’unu üst seviyede tutmasını bilir. Lider işe daha önce kırılan, dökülenler ile ilgilenerek, onları tekrar kazanmak ile başlar.Planlarını periyotlar halinde uzun döneme yayar ve başarılı olur.

Bu konularda Türkiye’de Liderlik Eğitimi veren profesyonel Eğitim Kurumları da mevcut. Bu konuda çok fazla oturum ve konferanslar düzenleniyor hatta mayıs ayı içinde bir gayrimenkul yatırım ortaklığının düzenlediği “Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik.” Konferansında Real Madrid Futbol Takımı Teknik Direktörü Jose Mourinho ‘yu ağırladı. 2011  Yılında “Takımdaşlık” konferansının konuşmacısı ise Fatih TERİM di.

İyi bir Lider’in kusursuz bir tanımı yoktur. Ancak mükemmelliğe ulaşabilmesi için uygulaması gereken birkaç nokta ile sonlandırmak istiyorum bu konuyu. Jose Mourinho ‘nun konferansında da öne çıkan Liderlik Sırları.
– Öngörülü olmak liderliğin temelinde yer alır.
– Ders almak için başarısızlığı beklemeyin, öngörülü olun.
– Lider Zaman Yönetimini iyi yapmalıdır. İyi Plan İyi Bir Hayat demektir.
– Lider’in Boş Zaman diye bir kavramı yoktur.
– Lider kendini göstermek için başarılarını göz önüne serer.
– İkinci Olmayın. Sizi kimse hatırlamaz.

Haftanın Öne Çıkan Fuarları

Bu haftanın öne çıkan fuarları ise 21 Haziran Perşembe (Bugün) İstanbul Fuar Merkezinde EFEM Fuarcılık tarafından gerçekleşecen 23.Anne Bebek Ürünleri Fuarı , yine bugün Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezinde AKORT Fuarcılık tarafından gerçekleşen TRIKONFEX Fuarı na evsahipliği yapacaktır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının son aylarda Gıda Terörünü durdurmak adına yaptığı Firma Teşhirlerinde ünvan kurtarmak için ön plana çıkmaya çalışan büyük ve küçük firmaların Gıda Fuarları takip ettiğinden hiç şüphem yok.Daha önceki haftalarda bahsettiğimiz üzre nihai tüketiciye ulaşmanın en kolay yoludur bölgesel ve ulusal fuarlar. Bu anlamda hizmet sektöründe yer alan işletme sahiplerinin bunu avantaja çevirerek Reklam, Banner yada farklı tanıtım çalışmalarında bu firmalara yer vermesi farklı bir gelir kapısı da açacaktır.

Bence sizler için iyi bir fırsat olabilir ve bu konuda işletmeniz için “Nasıl Fırsat Yaratabiliriz?” ‘i görüşmek için maillerinizi bekliyor olacağım. Haftaya Görüşmek Dileği İle Esenkalın.

İsmail KOCAER
ismailkocaer@gmail.com
http://www.marasturk.com/yazar/2616-ismail-kocaer-lider-yoneticidir-ancak-yoneticiniz-lider-olmayabi.html 

Bu haftanın önce çıkan olaylarından bahsederek konuya başlamak istiyorum. Ankara ve İstanbul da eş zamanlı başlayan Alışveriş Festivalleri ve Sonu Gelmeyen etkinlikler. Ben yinede Ankara cOngresium Fuar Merkezinde gerçekleşen ANKAGOLD Altın, Mücevher, Gümüş ve Saat Fuarından bahsedeceğim. Geçen ay G.Antep’te gerçekleştirdiğimiz Kuyum Fuarını anımsayacaksınız. Buda Start Fuarcılık ailesi olarak bizlerin Ankaraya dolayısı ile sektöre kazandırdığımız 2. Kuyum Fuarı. Hayırlı Olsun. Ziyaretçisi ve Katılımcısı dengeli, gayet iyi geçen ve Anadolunun; İstanbuldan sonra ALTIN denince akla gelecek ilk fuarı olacak ANKAGOLD . Şimdiden hayırlı olsun.

Gelelim bu haftaki konumuza. Fuara Rakiplerinizden yada Meslektaşlarınızdan Katılımcı Olan Varmı? Bu ilk sorulduğunda masum!! Bir cümle gibi dursa da kesinlikle okadar da soft değil.

Rakip Dediğimiz Kitle; Bizimle aynı mal ve hizmeti üreten, toptan yada nihai tüketiciye karşı bizim en ufak bir eksikliğimizde yani “Müşteriyi Kendimize Tam Olarak Aşık Edemediğimizde (Geçen Haftanın Konusu)” aynı ürüne sahip olmak için çaldığı diğer kapıdır.Bizim için hem fırsat hem de tehdittir. Fırsattır çünkü; rakibinizi iyi tanımanız, ürün grubunu ve hammaddesini iyi bilmeniz, fiyat politikasından haberdar olmanız, hizmet kalitesini takip etmeniz, sizi, ürün ve hizmetinizi daima diri tutmanızı sağlar. Diğer yandan Tehdittir çünkü; Sizin en ufak motivasyon kaybınızda, mevcut müşterinizin o anlık yada uzun soluklu tedarikçi değiştirmesine neden olur.

Meslektaşımız ise; sizin ürettiğiniz mal ve hizmetin ana başlığı altında farklı bir kulvarda , sizin işletmenizi direkt etkileyemeyen, mal ve hizmet üreten işletmedir. Siz kurşun kalem üretirken, dolma kalem üretimine soyunan bir müteşebbis sizin meslektaşınızdır. Yada siz Hayat Sigortası üzerine odaklanmışken sadece Araç Sigortasında uzmanlaşmış bir sigortacı sizin meslektaşınızdır.

Fuara katılmadan önce organizasyon firmasından kendi kulvarınızda katılımcıların olup olmayacağını sormanız kadar doğal bir şey yoktur.Bunu size söylemek zorundalar. Çünki; siz rakiplerinizle aynı hall de yada aynı koridorda olmak zorunda değilsiniz. Bu arada Önemli Bir Not “Katılımcılar hakkında bilgi alırken sözleşme imzalamış katılımcıların bildirilmesini, görüşme halinde veya opsiyon yaptırmış ancak sözleşme imzalamamış firmaların ayrıca bildirilmesini talep ediniz.” Bu size doğru bir hamle yapma şansı tanır. Size sunulan yerleşim planında ve/veya katılımcı listesinde rakip firma ismi ile karşılaştınız. Fuara girmeye de kararlısınız. Fuar’ın KOSGEB Desteğinin Olup, Olmadığını varsa Destek Hakkının Kalıp Kalmadığını sorguladıktan sonra Katılım Sözleşmesini İmzaladınız. İlk yapmamız gereken çok büyük bir maliyet oluşturmamakla birlikte firmanıza ait fuar davetiyesi oluşturmanız. Müşterilerinizin; kendilerine özel bir davetiye ile fuar giriş alanından içeriye girmesi kendilerini özel hissetmelerine sebep olacaktır. Satış ekibinizin A+ ve A++ müşterilerinizi çok hızlı bir şekilde ziyaret etmesi ve fuara davet etmesi gerekmektedir. Ofiste kalan ekipte fuar organizatörlerinin size verdiği Fuar Davetiyesini yada mailyet ön planda olmak sureti ile sizin özel davetiyenizi A+ öncesi müşterilerinize Posta yada Kargo yolu ile göndermesi şarttır.

Fuardan önceki 1 haftalık süreç yoğun ziyaret programları ile geçecek. Fuar Zaman Çizelgesinde alanı nezaman teslim alacağınız ve standınıza nezaman konuşlanacağınız yazar. Buna göre ziyaretin zaman yönetimini yapınız. O bir haftalık süreçte ziyarette satış ekibi satış odaklı olmaktan ziyade fuarda siparişlerin alınacağını bildiren motive edici ve davet edici cümleler kurması fuarın hareketli geçmesini sağlar. Unutmayalım ki; Fuar Organizatörleri Arz ve Talebin buluşması için bir platform oluştururlar. Katılımcıyı bulmak ve çeşitli etkinlikler yapmak onların işidir lakin ziyaretçi organizasyonu Kesinlikle Katılımcıların yükümlülüğüdür. Bu demek olmuyor ki Fuar Organizatörleri yapmayacak, kimi fuarlarda elbette yapabilirler ancak ziyaretçi getirecekler diye de umut etmemek gerekir. Fuarda standınızı ziyarete gelen müşterilerinizden siparişi alırken ihtiyacından fazlasını talep etmesini yada ihtiyacından fazlasını ( emrivaki satış ) almasını sağlayın. Bunda kesinlikle yanlış anlaşılacak bir durum yok. Müşterileriniz fuarda sizi ziyarete geldiğinde oradaki atmosfer, zaten müşterinizin kendisini iyi hissetmesini ve daha fazla sipariş vermesini sağlayacaktır. Standınızın hareketli olması, Pazarda nekadar tehlikeli bir tedarikçi olduğunuzun da göstergesidir. Unutmayın sizi izleyen bir çift göz var. Müşteri ile Rekabetin, Rakip ile Ticaretin doğabileceği grift yapılara gebe platformlardır fuarlar. Tohum ile toprak, su ile yaprak, et ile tırnak kadar tamamlayıcıdır Şirketiniz ile FUAR .

Çok kısa bir süre içerisinde daha önce hiç fuara katılmamış firmaların fuar katılımlarını sağlamak ve onlara tecrübe kazanmalarına yardımcı olmak adına dernek kurmak üzereyim. Ve İnşaallah sizlere STK ( Sivil Toplum Kuruluşu) çatısı altında destek olmaya devam edeceğim. Bundan Sonraki Haftalarda haftaya özel özgün konuları paylaşmak adına esen kalın.

İstanbul’un 559. Fethinin ardından O Muhteşem Kumandanı ve onun Mübarek Ordusunu yad etmeden satırlarıma başlamak istemedim, sizleri En Kalbi Duygularımla Selamlıyorum.

Geçen hafta oldukça yoğundu İstanbul fuar trafiği. Önce 24-26 Mayıs HALSER Bayrampaşa Hal Sergisini ziyarete gittim. Bayrampaşa Halinde yer alan ve onların tedarikçisi olmak isteyen firmaların yer aldığı ufak şiirin bir sergi. Yaş meyve ve sebzecilerin ilgi gösterdiği ancak ziyaretçinin yoğun olmadığı bir sergi. Aman dikkat!! Böyle giderse seneye halser’in son’u olabilir.2 gün oradaydım ve ziyaretçi yok denecek kadar azdı. Cuma günü CNR da gerçekleşen IPAF ’12 15.Plastik ve Ambalaj Fuarı ‘nıda ziyarete gittim. Çok ilginçtir ambalaj sektörünün devleri fuarda katılımcı idi ancak ziyaretçi o fuarda da sıkıntıydı. Katılımcılar birbirleri ile sohbet ediyorlardı. Benim için verimli bir haftaydı 4 günlük İstanbul seyahatinden kalan; 3 fuar ziyareti ve yüzlerce firma görüşmesi oldu. Gelelim bu haftaki konumuza

 

Fuara Satış Odaklı mı yoksa Pazarlama Odaklı mı girilmeli?

İnce eleyip sık dokuduğunuz ve onlarca alternatif arasında karar verdiğiniz fuarınız gelip çatmak üzere. Biraz daha maliyeti göze alıp özel stand ile girmeniz sizi 1-0 önde başlatacak en büyük hamledir. Eğer olmuyorsa hiç üzülmeyin durum 0-0 . Bunu nasıl avantaja çevirebiliriz konusunu Takımınız ile enine boyuna masaya yatırmalısınız. Maalesef bizim çok karıştırdığımız oysaki birbirinden çok farklı iki kavram vardır. Biri Satış; firmanın ürettiği mal yada hizmetin karşı tarafa bedeli karşılığında verilmesi. Diğeri ise Pazarlama; Üretilen mal yada hizmetin satışını arttırmak için uygulanan strateji hamlesi. Fuara Satış odaklı mı girmeliyiz yoksa Pazarlama Odaklımı? Satış odaklı girmeyi düşünüyorsak her şeyde önce fuara satış hedefi konmalıdır ve ucunda güzel bir havuç.Yani kısa dönemde elde edilebilecek güzel bir prim. Bu hem o yorgunluğu almaya hemde daha üstün ve agresif başarılar göstermeye nedendir. Hedefin yakalanabilir, kademeli ve tatmin edici olması şart. Başta satış müdürümüz olmak üzere takımın en gözde oyuncuları stand da yerini almak zorunda. Gelen müşteriyi kaçırmamak, rakiplerin durumunu kollamak o takımın yaptığı en iyi iş. Fuar için özel dizayn edilmiş ziyaretçi formları oluşturulmalı her nekadar ziyaretçilerden kart alsanız dahi kaybolma olasılığı çok yüksek oyüzden oluşturacağınız Fuar Ziyaretçi Form ları ile gelen ziyaretçi bilgilerini oraya yazabilir kartvizitini o formun üzerine iliştirebilirsiniz. Satış odaklı bir fuardan sonra  mutlaka her ziyaretçiye mail, posta veya sms yolu ile teşekkür mesajı geçilmeli ve kendisi ile ilgilendiğinizin hissine kapılmalı. Satış’ın birinci kuralı “Müşteriyi Kendinize Aşık Etmek” ten geçer diyor Türkiye’nin Satış Üstadı hocam Özkan KAYMAK. Evet aynen öyle her müşteriye ayıracağınız 15 dakika aslında hayatınızın fırsatı.Bütün hünerlerinizi orada sergilemelisiniz . O mükemmel sunumun arkasından sizi alkışlayamasa da  avuçları patlayıncaya kadar , artık size aşık olmaya başlamıştır.Kurumunuza, ürününüze, Davranışınıza ve tabiî ki satış performansınıza. Bunu mimiklerinden anlayabilirsiniz. Bence hemen referansı devreye sokun yani onun üzerinden başka birine daha ulaşmaya çalışın ki Bir Taşla Kaç Kuş Vurabileceğinizi görün. Olmaz demeyin, size aşık olmak üzere olan bir müşteri adayı var. Yani demek oluyor ki stand da bulunmak hiçte kolay değil. Burada hep bahsettiğimiz AŞK ; iki karşı cinsin bibirlerine olan duygusal bağ kesinlikle değil. Müşteri Sadakati Kazanmak.

Lakin Pazarlama odaklı girmeyi düşünüyorsanız; seçeceğiniz pazar daha önce girmediğiniz ürününüzün veya hizmetinizin yabancı olduğu bir pazar seçilmelidir.Agresif tanıtım çalışmanız rakiplerinizi telaşlandıracak ve psikolojik olarak müşterilerine sizin isminizi zikrettirmenize sebep olacaktır. Yani rakibinize bile markanızı telafuz ettirme fırsatını oluşturabilirsiniz. Bol bol ikram ve promosyon bulundurmalısınız , tanıtım için şart. Tabii ki gelen her ziyaretçi için form oluşturmayı ihmal etmiyoruz. Kısa bir hatırlatma;
– Her Gelen Ziyaretçi Yeni Bir Fırsat
– Her Fırsat Yeni Bir Satış
– Her Satış Yeni Bir Referans

Haftaya “Fuarda rakiplerinizden yada meslektaşlarınızdan katılımcı olan var mı?” konusunu irdelemek için ben buralarda olacağım. Mayıs aynı geride bırakırken şirketlerin ilk yarı yıl kar-zarar durumları belirlenmeye başladı. Üretim bandınızın siparişten hiç boş kalmayacağı, müşterilerinizin termin tarihlerini öne almanız için sizden ricacı olacağı yoğun bereketli bir Haziran sizleri bekliyordur.Hayırlı İşler, Bol Kazançlar.

İsmail KOCAER
http://www.marasturk.com/yazar/2554-ismail-kocaer-musteriyi-kendinize-asik-edin.html

1. Bölüm 27 Mayıs 2012 Zaman Gazetesi

2. Bölüm 28 Mayıs 2012 Zaman Gazetesi

3. Bölüm 29 Mayıs 2012 Zaman Gazetesi

4. Bölüm 30 Mayıs 2012 Zaman Gazetesi

5. Bölüm 31 Mayıs 2012 Zaman Gazetesi 

6.Bölüm 01 Haziran 012 Zaman Gazetesi

Blog Stats

  • 9.045 hits

KATEGORİLER

Takip